Türkiyenin Sanal Gelişim Ortamı product by:cem uslu
giriş yaptığınız için teşekkür ederiz üye olmak için lütfen üye ol butonuna tıklayınız üye olmadan linkleri göremezsiniz bol bol mesaj yazın içerik paylaşın iyi forumlar


ACİL MODERATÖR ALIMI VARDIR
MODERATÖR OLMAK İSTEYENLERİN
ÖZEL MESAJ ATMALARI RİCA OLUNUR

design by cem uslu
copyrighty 2010

Türkiyenin Sanal Gelişim Ortamı product by:cem uslu

Her türlü konuda bilgi paylaşımınızı sağlayacak mükemmel bir forum
 
AnasayfaHOŞGELDİNİZTakvimSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
koreanfans köşesi için uploadlar başlamıştır film müzik ve kore kültürüne ait yüzlerce eseri ve fotoğraflarını buradan bulabilirsiniz

Paylaş | 
 

 İmanın ve İslam'ın şartları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 675
Doğum tarihi : 24/08/91
Kayıt tarihi : 07/07/10
Yaş : 27

bi zar at bakalım
tecrübe:
100/100  (100/100)

MesajKonu: İmanın ve İslam'ın şartları   Çarş. Ağus. 04, 2010 12:38 pm

İmanın ve İslam'ın şartları




Sual: Her müslümanın bilmesi gereken zaruri iman bilgilerini kısaca bildirir misiniz?
CEVAP
Zaruri gereken iman bilgisi, imanın ve İslam’ın şartlarıdır. Kısaca aşağıda bildiriyoruz. Geniş olarak Amentü’nün esasları kısmında bilgi var.

İmanın şartları şunlardır:

1- Allah’a inanmak
Allahü
teâlâ, vacib-ül-vücud [varlığı lazım olan] ve hakiki mabud ve bütün
varlıkların yaratıcısıdır. Ondan başka ilah yoktur. Allahü teâlâ
zamandan, mekandan münezzehtir. Hiçbir şeye benzemez.

Allahü teâlânın, sıfat-ı zatiyyesi altıdır:
Vücud,
Kıdem
,
Beka
,
Vahdaniyyet
,
Muhalefet-ün lil-havadis
,
Kıyam bi-nefsihi.


[Vücud var olmak, Kıdem varlığının öncesi olmamak, Beka varlığı sonsuz olmak, hiç yok olmamak, Vahdaniyyet ortağı, benzeri olmamak, Muhalefet-ün lil-havadis hiçbir şeyinde, hiçbir mahluka, hiçbir bakımdan benzememek, Kıyam bi-nefsihi varlığı kendinden olmak, hep var olması için, hiçbir şeye muhtaç olmamaktır.]
Sıfat-ı sübutiyyesi de sekizdir:
Hayat,
İlm
,
Sem
,
Basar
,
Kudret
,
İrade
,
Kelam
,
Tekvin.

[Hayat diri olmak, ilm bilmek, sem işitmek, basar görmek, kudret gücü yetmek, irade istemek, kelam söylemek, tekvin yaratmaktır.] Bu sıfatları da kadimdir.

2- Meleklere inanmak
Melekler,
hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidir. Allahü
tâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir.
Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler. Günah
işlemezler. Kendilerine verilen emirleri yapmaktan başka işleri yoktur.
Erkek ve dişi değildir. Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar,
çocukları olmaz, yiyip içmezler. Meleklerin kanatları var, ama, nasıl
olduğunu bilemeyiz.

Her insanın bütün işlerini yazan
meleklere, Kiramen katibin denir. Sual meleklerine Münker ve Nekir
denir. Meleklerin en üstünleri şunlardır: Cebrail, İsrafil, Mikail,
Azrail.

3- Kitaplara inanmak
Allahü teâlânın
gönderdiği kitaplar çoktur. Din kitaplarımızda bildirilen ise, 104
kitaptır. Bunlardan 100’ü küçük kitaptır. Bu küçük kitaplara suhuf denir.

100 suhuf şu Peygamberlere inmiştir:

10 suhufu, Âdem aleyhisselama,
50 suhufu, Şit aleyhisselama,
30 suhufu, İdris aleyhisselama,
10 suhufu, İbrahim aleyhisselama.

Dört büyük kitap ise şu Peygamberlere inmiştir:
Tevrat, Musa aleyhisselama,
Zebur,Davud aleyhisselama,
İncil,İsa aleyhisselama,
Kur'an-ı kerim, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselama.

Kur'an-ı
kerim, bütün ilahi kitapların hükümlerini nesh etmiş, yani yürürlükten
kaldırmış ve bu hükümleri kendisinde toplamıştır. Bugün, bütün
insanların Kur'an-ı kerimin emrine uymaları lazımdır. Kur’an-ı kerimde
de (Resulüme uyun) buyuruluyor. Şu halde, hadis-i şeriflere de
uymak gerekir. Şimdi, hiçbir memlekette, hakiki Tevrat ve İncil yoktur.
Bozulmuş İnciller vardır. Bu kitaplar sonradan tahrif edilmiş, yani
insanlar tarafından değiştirilmiştir. Bozulmamış olsaydı bile,
geçerliliği yoktu, hepsi Allahü teâlâ tarafından nesh edilmiş yani
yürürlükten kaldırılmıştır.

Kur'an-ı kerimin gelmesi âyet âyet
olmuş ve 23 senede tamamlanmıştır. Kur'an-ı kerim, kıyamete kadar
geçerlidir. Geçersiz olmaktan ve insanların değiştirmelerinden
korunmuştur. Kur'an-ı kerimde eksiklik veya fazlalık olduğuna inanan,
Allahü teâlâya inanmamış olur.
Âyet-i kerimelerde mealen buyuruluyor ki:
(Kur’anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.) [Hicr 9]

(Kur’an, eşi benzeri olmayan bir kitaptır. Ona önünden, ardından
[hiçbir yönden, hiçbir şekilde] bâtıl gelemez [hiçbir ilave ve çıkarma yapılamaz. Çünkü] O, kâinatın hamd ettiği hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.) [Fussilet 41-42]

4- Peygamberlere inanmak
Peygamberlerin
ilki Âdem aleyhisselam ve sonuncusu, bizim Peygamberimiz Muhammed
aleyhisselamdır. Bu ikisinin arasında, çok Peygamber gelmiş ve
geçmiştir. Sayıları belli değildir. 124 binden çok oldukları meşhurdur.

Peygamberlere
iman etmek, aralarında hiçbir fark görmeyerek, hepsinin Allahü teâlâ
tarafından seçilmiş sadık, doğru sözlü olduklarına inanmak demektir.
Onlardan birine inanmayan kimse, hiçbirine inanmamış olur.

Âdem
aleyhisselamdan, son Peygamber Muhammed aleyhisselama kadar bütün
Peygamberler, hep aynı imanı bildirmiş, ümmetlerinden aynı şeylere iman
etmelerini istemişlerdir. Yahudiler, Musa aleyhisselama inanıp, İsa
aleyhisselama ve Muhammed aleyhisselama inanmazlar. Hıristiyanlar, İsa
aleyhisselama inanıp, Muhammed aleyhisselama inanmazlar. Müslümanlar
ise, bütün Peygamberlere inanırlar yani kabul ederler.

Peygamberlerin sıfatları şunlardır:
Emanet [emindir],
Sıdk [her işi doğrudur, yalan söylemez],
Tebliğ [Dini eksiksiz bildirir],
Adalet [her işte hakkı gözetir],
İsmet [günah işlemez],
Fetanet [çok akıllı, anlayışlı, zeki],
Emnül-azl [peygamberlikten azledilmez yani peygamberlik ellerinden alınmaz.]

Allahü
teâlâ, ilk insan ve ilk Peygamber olan Âdem aleyhisselamdan beri, her
bin senede din sahibi yeni bir Resul vasıtası ile, insanlara dinler
göndermiştir. Bunlar aracılığı ile, insanların dünyada rahat ve huzur
içinde yaşamaları ve ahirette de sonsuz saadete kavuşmaları yolunu
bildirmiştir. Kendileri ile yeni bir din gönderilen Peygamberlere (Resul) denir. Resullerin büyüklerine (Ülülazm) Peygamberler denir. Bunlar, Âdem, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed aleyhimüssalatü vesselamdır.
Yeni bir din getirmeyip, insanları, daha önceki dine davet eden Peygambere Nebi denir.

Peygamber efendimizden sonra, hiç Peygamber gelmeyecektir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Muhammed [aleyhisselam], Allah’ın Resulü ve Peygamberlerin sonuncusudur.) [Ahzab 40]

5- Ahiret gününe inanmak
Herkes
öldükten sonra dirilecek, hesaptan sonra Cennet veya Cehenneme
gidecektir. Cennet ve Cehennem şimdi vardır. İkisi de sonsuzdur.
Müslümanlar Cennette ebedi, kâfirler de Cehennemde ebedi kalacaklardır.

Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmedi. Fakat,
Peygamber efendimiz kıyametin birçok alametlerini ve başlangıçlarını
haber verdi:

Hazret-i Mehdi gelecek, İsa aleyhisselam gökten
inecek, Deccal çıkacak. Yecüc Mecüc denilen kimseler her yeri
karıştıracak. Güneş batıdan doğacak. Büyük depremler olacak. Din
bilgileri unutulacak, kötülük çoğalacaktır.

6- Kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmak
İnsanlara gelen hayır ve şer, fayda ve zararın hepsi, Allahü teâlânın takdir etmesi iledir.
Kader,
Allahü teâlânın ezeli ilmi ile, insanların ve diğer mahlukatın yapacağı
işleri bilmesi ve dilemesidir. Bunun yaratılmasına kaza, ikisine birden
kaza ve kader denir.

Her şeyi ve insanların iyi, kötü her işini Allahü teâlâ yaratıyor ise de, insanlara İrade-i cüziyye
vermiştir. İnsan, irade-i cüziyyesini kullanarak iyilik yaratılmasını
isterse sevap, kötülük yaratılmasını isterse günah kazanır. İnsan günah
işlerse cezasını, sevap işlerse mükafatını görür. Yani Allahü teâlâ hiç
kimseye zorla günah işletmez.

İslam’ın Şartları

1- Kelime-i şehadet getirmek
[Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü] demek. Manası şudur:
(Ben
şehadet ederim ki, [Yani görmüş gibi bilirim ve bildiririm ki]
Allah’tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed
aleyhisselam Onun kulu ve resulüdür.) [Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanmak ve hepsini beğenmek demektir.]

2- Namaz kılmak
Akıl
baliğ olmuş yani ergenliğe girmiş akıllı her müslümana günde beş vakit
namaz kılmak çok önemli bir farzdır. Namaz dinin direğidir. Namaz
kılmamak en büyük günahlardan biridir. Kılmayanın imanla ölmesi çok
zordur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Namaz kılan kıyamette kurtulur, kılmayan perişan olur.) [Taberani]

3- Zekat vermek
Nisap
miktarı yani borçlarını düştükten sonra alacaklarıyla beraber elinde 96
gram değerde, para veya ticaret malı olanın kırkta birini zekat vermesi
farzdır. Meyve ve tarla mahsulünün de onda birini fakire vermek
farzdır. Bu onda bir zekata da uşur denir.
(Zekat vermeyene Allahü teâlâ lanet eder.) [Nesai]

4- Oruç tutmak
Ramazan ayında, bir ay oruç tutmak farzdır. Tutmamak büyük günahtır.

5- Hac etmek
Mekke-i
mükerreme şehrine gidip gelinceye kadar, geride bıraktığı
çoluk-çocuğunu geçindirmeye yetişecek maldan fazla kalan para ile oraya
gidip gelebilecek kimsenin, ömründe bir kere, Kâbe-i şerifi tavaf
etmesi ve Arafat’ta durması farzdır.

İnandım demek yeter mi?
Sual:

Hadis-i şeriflerde Kelime-i şehadeti getiren Müslüman olur deniyor. Bir
kimse, inanmadan kelime-i şehadet söylese veya inansa, ancak
Amentü’deki esaslara inanmasa yine Müslüman mıdır?
CEVAP
İman tarif edilirken, dil ile ikrar kalb ile tasdik deniyor. Kalb ile tasdik etmedikçe Müslüman olamaz.

Kelime-i
şehadet, Allahü teâlânın var ve bir olduğuna, Ondan başka ilah
olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın Allah Resulü ve son Peygamberi
olduğuna ve bildirdiklerinin hepsine inanmak, hepsini beğenmek
demektir. Yoksa, tarihi bir olayı anlatır gibi, öyle bir Peygamber
vardır demek değildir. Ben O yüce Peygambere ve bildirdiklerinin
hepsine iman ettim, hepsini beğendim, hepsi doğrudur, yanlış olma
ihtimali yoktur diye kesin inanmak demektir. Dolayısıyla, Amentü’deki
bütün esaslara inanması gerekir. İnanmadıkça, hatta inanıp da
beğenmezse yine Müslüman olamaz. İmanın şartlarının birini kabul
etmeyen veya dindeki meşhur bir farzı, bir sünneti veya bir haramı
kabul etmeyen, beğenmeyen de Müslüman olamaz. İslamiyet’i bir bütün
olarak kabul etmesi ve beğenmesi gerekir.

Hadis-i şerifler,
İslam âlimlerinin açıklaması olmadan okunup anlamaya çalışılırsa
tehlikeli olur, insanı küfre kadar götürür. Mesela aşağıdaki hadis-i
şerifi, yukarıdaki açıklamalar dahilinde anlamak gerekir:
(Rab olarak Allahü teâlâya, din olarak İslâm'a, [son] Resul olarak Muhammed aleyhisselama [Onun bildirdiklerinin hepsine] inanıp razı olan, beğenen kimse [Müslüman’dır ve bu imanla ölürse] Cenneti hak eder.) [Müslim, Nesai]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://wiki.yetkin-forum.com
 
İmanın ve İslam'ın şartları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» MikroteM Kuralları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türkiyenin Sanal Gelişim Ortamı product by:cem uslu :: KÜLTÜR&SANAT&TARİH&EDEBİYAT :: İSLAM TARİHİ-
Buraya geçin: