Türkiyenin Sanal Gelişim Ortamı product by:cem uslu
giriş yaptığınız için teşekkür ederiz üye olmak için lütfen üye ol butonuna tıklayınız üye olmadan linkleri göremezsiniz bol bol mesaj yazın içerik paylaşın iyi forumlar


ACİL MODERATÖR ALIMI VARDIR
MODERATÖR OLMAK İSTEYENLERİN
ÖZEL MESAJ ATMALARI RİCA OLUNUR

design by cem uslu
copyrighty 2010

Türkiyenin Sanal Gelişim Ortamı product by:cem uslu

Her türlü konuda bilgi paylaşımınızı sağlayacak mükemmel bir forum
 
AnasayfaHOŞGELDİNİZTakvimSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
koreanfans köşesi için uploadlar başlamıştır film müzik ve kore kültürüne ait yüzlerce eseri ve fotoğraflarını buradan bulabilirsiniz

Paylaş | 
 

 TÜRÇE DÜŞÜNEBİLMEK

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 675
Doğum tarihi : 24/08/91
Kayıt tarihi : 07/07/10
Yaş : 27

bi zar at bakalım
tecrübe:
100/100  (100/100)

MesajKonu: TÜRÇE DÜŞÜNEBİLMEK   Ptsi Tem. 19, 2010 12:36 pm

JAXA ve Tokyo Üniversitesi'nde görevli Doç. Dr. Serkan Anılır bilim eğitiminin nasıl olması gerektiğini yazdı.
Fizik öğretmeni sınıftan içeri girer:
- Today I will tell you about Einstein's 'special relativity' theory...

Önceden
biraz da olsa kulak dolgunluğu olan öğrenciler büyük ihtimalle
Einstein'ın büyük buluşları olan bir bilim adamı olduğunu bildiğinden
konunun fizikle ilgisi olduğunu tahmin etseler de (kulak dolgunluğu
olmayanlar için İngilizce konuşan kişinin fizik öğretmeni olması bir
ipucu olabilir) öğretmenin bir sonraki cümlesi büyük ihtimalle tüm
umutlarını silip atacaktır:
"Special relativity interrelates space
and time in such a way that the speed of light (as well as other
constants) is constant and the theory leads to situations where two
observers can disagree over time intervals and distances between events
but without ever disagreeing about what events actually happened."
Ne yaptın hocam?
Bu
cümle İngilizce eğitim veren (ve bununla gurur duyan) Türk orta ve lise
öğretim kurumlarında fiziğin en temel konularından biri olan Özel
Rölativite Teorisi'ni anlatırken kullanılan cümledir. Ya da öyle
olmalıdır aksi takdirde Rölativite Teorisi'ni İngilizce olarak türk
öğrencisine anlatmak isteyen bir Türk öğretmenin açıklaması eksik veya
yanlış olacaktır.
Ahmet çaktırmadan sıra arkadaşının kulağına eğilir:
-Mehmet geçen derste Hasan öğretmen general relativity diye birşey anlatmamış mıydı? Bunun bir geneli bir de özeli mi var?
-Oğlum Einstein ünlü bir bilim adamı değil mi? Adam düşünmüş işte. Sende anlamaya çalış.
-Hangisi daha önemli acaba?
-Özeli varsa herhalde geneli o kadar önemli olmasa gerek.
-Boşver
zaten bak şurda bir yarım saat daha kaldı şimdilik dinliyormuş gibi
yapalım bitsin de teneffüste bahçeye çıkıp top oynayalım.
Einstein İngilizce düşünmeye çalışsaydı?
Einstein'ın
Rölativite Teorisi'nin orjinali İngilizce mi? Almanya'nın Ulm kentinde
doğan ve Alman vatandaşlığının ardından İsviçre ve sonunda ABD
vatandaşlığına geçen Einstein'ın anadilinin ve orijinal teorilerinin
hepsinin Almanca olduğunu biliyoruz.
Ana dilinde düşünebilen ve
soruları yargılayabilen Einstein buna bir de kendi düşünce ve ufkunu
ekleyince aynı konularda çalışmalar yapan kendi döneminin bilim
adamlarının hepsini geçmiş ve adını tarihe yazdırmıştır. İngilizce
düşünmeye çalışan bir Einstein bugün tarih sahnesinde silinip gidecek
bir bilim adamından öteye gidemezdi.
Türkçe bilim dili mi?
Son
zamanlarda Türkçenin İngilizceye kıyaslandığında bilime daha yatkın bir
dil olduğu tartışılmakta ise de ben bu konuya pek katılamıyorum. Bilim
dilinin Türkçe olması gerektiğini savunmak 'Kurtlar Vadisi' filminin
değişik bir versiyonu olarak kendi kendimizi tatmin etmekten öteye
gitmez.
Bilim dilinde Türkçeyi savunmadan öte atık ilkokul
seviyesine kadar inme cüretini göstermiş İngilizce eğitim sisteminin
üniversiteye kadar olan tüm eğitim kurumlarından tamamıyla çıkarmak
milli eğitim sistemimizin öncelikli görevidir.
Kendi çocuklarımıza
kendi ana dillerinde yargılamayı öğretemeyen bir eğitim sistemimiz
olduğu sürece uluslararası platformlarda başarılı bir Türk bilim
adamını izleyebilmek göğsümüzü kabartarak gözlerimiz yaşlanarak
alkışlamak hiçbir zaman mümkün olmayacaktır.
Türkçeyi sadece
konuşmaktan öte çocukluk döneminden itibaren kendi anadilinde
kavrayabilen ve yargılayabilen kısacası Türkçe düşünebilen bir nesil
yetiştiremiyorsak bundan ders almalıyız.
Bilim kendi rakiplerinizi
bilginizle düşünce stilinizle ufkunuzla sindirmektir. İngilizce bilim
öğrenmeye zorlanmış bir Türk genci anadili İngilizce olan bir yabancı
bilim adamını nasıl sindirebilir?
Çocuklarımıza İngilizce eğitim
vermek demek onları daha yolun en başında bilinçaltlarına 'sindirilmiş
bir toplum bireyi' mesajını yerleştirerek kaybetmeye mahkum etmektir.
Peki nasıl olacak?
Dünyanın
başka hiçbir ülkesinde uygulaması olmayan İngilizce eğitim sistemi
Türkiye'deki ilk orta ve lise kurumlarından tamamıyla çıkarılır.
Öğretmen kendi dilinde daha rahat öğretir. Öğrenci kendi dilinde daha
rahat kavrar.
Liseden mezun olan her gencimiz Türkçeyi gerçek
anlamda 'biliyor' olur. Türkçe düşünebilen yargılayabilen bir
potansiyel beyin olur.
Üniversitede ise öğrenciye Türkçe veya
İngilizce eğitim şansı sunulur. Üniversite sonrası yüksek eğitiminde
yabancı bir ülkeyi düşünerek İngilizce eğitimi tercih eden öğrenci
konuların temelini zaten üniversite öncesi anadilinde görmüş olduğundan
kapasitesini kendi tercihi çerçevesinde genişletir.
Türkçe eğitim
sistemini tercih eden öğrenci ise derslerinin yanısıra güçlendirilmiş
İngilizce kurslarıyla İngilizcesini geliştirerek hem ulusal hemde
uluslararası toplantılarda kendini gösterebilecek kapasiteye ulaşır iki
dilde de yayın yapar. Türkiye'de bilim üzerinde Türkçe yayın sayısı
artar.
Ve belki bu sayede aradan bin yıl geçmiş olmasına rağmen
İbn-i Sina Ali Kuşçu Ömer Hayyam El Buruni gibi tarihte önemli
çalışmalarda bulunmuş Türk bilim adamları olarak kabul edilen listelere
binlerce yeni genç beyinlerimizi ekleyebilecek bir bilimsel platform
yaratırız.
Rölativite Teorisi'ne geri dönecek olursak... Bilim
eğitimi dersi sadece İngilizce ya da Türkçe anlatmak sınırlanmamalı zor
bir bilgiyi karşındakine en basit ama anlaşılır hatta mümkünse
enteresan şekilde olarak algılanmalıdır.
Yazının başındaki Hasan öğretmenin dersine dönersek... Fizik öğretmeni derse girer:
-Çocuklar bugün size izafiyet teorisini tam türkçesiyle görecelik teorisini anlatacağım.
-Hocam o ne demek?
-Diyelim
ki evdeki yanan sobanın üzerine oturdunuz o geçen bir dakika size bir
saat gibi gelecektir. Ama diyelim ki sevdiğiniz bir insanla bir saat
beraber vakit geçirdiniz o bir saat size bir dakika gibi gelecektir.
Rölativite Teorisi'nin temeli budur. Zaman kişiye ve konumuna bağlı
olarak görecelidir. Bugün dersimizin konusu bu.
Belki Rölativite
Teorisi'ni tamamıyla bu cümle ile ifade edemeyebiliriz ama zor bir
konuya giriş yapacak ve ilgi uyandırmak isteyen her öğretmenin benzer
ifadeler kullanması faydalı olabilir. Aynı girişi ingilizce yapmak
zorunda kalırsak:
-If you sit down on a stove...
Ahmet sıra arkadaşının kulağına eğilir:
-Mehmet stove ne demek?
Türk olarak bilim ve teknolojide ilerlemek ve başarılı bilim adamları yetiştirmek Cumhuriyetimize bir vazife ve borcumuzdur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://wiki.yetkin-forum.com
 
TÜRÇE DÜŞÜNEBİLMEK
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türkiyenin Sanal Gelişim Ortamı product by:cem uslu :: EĞİTİM& ÖĞRETİM :: LİSE&ÜNİVERSİTE&AÇIK ÖĞRETİM-
Buraya geçin: